İşbirliği Projeleri

Events happening in the community are now at Drupal community events on www.drupal.org.
caho's picture

Değerli Drupal geliştiricileri/kullanıcıları,

Yaklaşık 4 senedir Drupal kullanıyorum ve sanırım bu hayatımın sonuna kadar Drupal kullanmaya devam edeceğim. Drupal ile güzel projeler geliştirdim. Şu ana kadar geliştirdiğim projelerden sadece www.sehrisultans.com yayın hayatına aktif olarak devam ediyor. Şehr-i Sultans'ı geliştirirken şunu farkettim ki, site geliştirme ve işletmesi tam anlamıyla bir ekip işi.

Bunların kolları da taslak olarak;

-Site Geliştiriciliği altında;
- Uygulama/Yazılım geliştirilmesi
- Web tasarımın geliştirilmesi
- SEO
- S,te Bakımı/Güncellemeler
-Site İşletmeciliği altında;
- İçeriklerin Girilmesi
- Kullanıcı davranışlarının incelenmesi
- PR altında;
- Sosyal Medya'nın etkin olarak kullanılması
- Hedef Kitlesinde bulunan potansiyel ziyaretçilere yönelik reklam uygulamaları
- Görsel Medyaların Hazırlanması (Video, broşür, flyer, afiş vb.)
-Kurumsal İletişim altında;
- İşbirliğine gidilebilecek firmaların belirlenmesi ve iyi ilişkiler kurulması
- Mevzuat&Muhasebe

olarak toplanabiliyor.

Yani iyi bir site geliştirmek için, Site Geliştiriciliği için en az 2(optimum 3), Site İşletmeciliği altında en az 1(optimum 2), PR altında en az 1(optimum 2), Kurumsal İletişim altında en az 1(optimum 2), Mevzuat&Muhasebe altında 1 kişi olmak üzere, en az 6 kişi(optimum 10) kişi olmak gerekiyor.

Şu anda Şehr-i Sultans altında oluşturduğumuz yapıda 1 geliştirici olmak üzere, toplamda 4 kişi hobi olarak çalışıyor ve ayakta tutmayı kısmen de olsa başarabiliyor.

Aklımda şu anda Türkiye'de gerektiği gibi yapılmayan ancak oldukça da kolay geliştirilebilecek bir fikir var. Aslında işin kolay kısmı siteyi geliştirmek, zor kısmı ise reklam, PR ve kurumsal iletişim çalışmaları. Tuttuğu takdirde gerçekten Türkiye'nin önde gelen sitelerinden biri olacağına eminim ve bu site Drupal ile yapılabilecek bir sistem. Ancak tek geliştirici ile olacak iş değil. Site fikrine ilişkin şu anda bir çok site var ancak konsept oturtulamadığı, reklam çalışmaları gerçekleştirilmediği için maalesef tutmuyor.

Site içerisinde Ubercart eklentisi olması öngörülmekte olup, herhangi bir mal satışı değil, tamamıyla sanal hizmet satışı gerçekleşmesi planlanıyor.

Ekibimle çalışmayı düşünebilecek bir veya bir kaç kişiyi bulabilirsem, kişilerin oturdukları yere göre ister gerçek hayatta, ister sanal olarak(Skype ya da bir önereceğiniz bir toplantı uygulaması ile) ekibimin de katılacağı bir toplantı gerçekleştirmeyi planlıyorum.

Bahsettiklerim çerçevesinde önerilerinizi almak isterim. Aynı zamanda proje içerisinde yer almak isterseniz, dilerseniz buradan, dilerseniz PM ile, dilerseniz kurumsal [at] sehrisultans.com adresinde benimle iletişime geçebilirsiniz.

Ancak burada herkesin katılacağı bir tartışma ortamı oluşturabilirsek daha memnun olurum. Sonrasında ise toplantımız gerçekleştiririz.

İyi bir ekiple çok güzel işler başarılabilineceğine inanıyorum.

Comments

Kaynak Kullanımı

bonchak's picture

Merhaba Caho ve tüm Drupalci arkadaşlar,

Uzun zamandır birçok web projeleri ile uğraşıyorum. İyi bir coder olmadığım .. belki tembellik edip zaman ayırmadığım için sürekli başkalarından ( arkadaşlar ve forumlar) destek alarak birşeyler yapmaya çalıştım. Daha sonra bu iş böyle olmuyor diyerek kolları sıvamaya karar verdim. Bu anlamda Drupal'in yardımıma koştuğunu düşünüyorum. Drupali burda sadece bir CMS değil topluluk olarak gördüğümü belirtmek isterim. Bence bilişim dünyasının en muhteşem oluşumu. İnsanların açık kaynak koduna bu kadar aşık olduğunu ve çabalarını görmek gerçekten sizde de birşeyleri tetikliyor. Ancak sadece Drupalde değil başka sanal ortamlarda da üzülerek tespit ettiğim yabancı kullanıcıları ve içerikleri ile Türkiye'deki kullanıcıların farkını üzülerek görmekteyim. Bunları konuşmanın yeri burası mı bilemiyorum ancak başta bunları aşamazsak kollektif çalışmaların gerçekleşmesi bana pek mümkün gelmiyor.

Bunun en güzel örneğini warez sitelerinde görüyoruz. Tr sayfalarında bir linki görebilmek için üye olmanız ( nedenleri elbette tartışılır ) ama bunun da ötesinde Repler ve teşekkürler dağıtmanız yani aslında başka kaynaklardan aldıkları linkleri size gereksiz üyelikleri dayatarak paylaşan içi boş kocaman "ego" lar var. Bu durum da Caho'nun söylediklerini yani profesyonel yapılanmayı mecburi hale getiriyor. Bu da finansal sorunları gündeme getiriyor doğal olarak. Diyelim ki herşey aşıldı, süper bir ekip kuruldu; Ortaya ne çıkacak? Burda amacım seni kırmak ya da yıldırmak değil Caho sadece yapıcı olmak ve zaten kısıtlı/sorunlu olan kaynakları doğru kanelize etmenin altını çizmek istiyorum. Bu eleştirileri yaparken de 15 yıldan daha uzun zamandır reklam sektörünün birçok farklı alanında çalıştığımı ve bu saptamalarımı bu alandaki tecrübelerime dayandırdığımı belirtmek istiyorum. Bunu da ukalalık yapmak değil kısıtlı kaynakların verimli kullanımı adına söylüyorum.

Şehr-i Sultans incelemesi ve tavsiyeler:

a) isim ve içerik: Şehr-i Sultans ismi daha siteye girmeden tezatlar ve çelişkilerle dolu bir isim. Sultan(s) s çoğul takısı olduğunu düşündüğüm ekin kullanıldığı bir yerin başına Şehr-i gibi bir kelimenin gelmesi bence çok abes ve dil katliamı evet tipografik oyunlarla birşeyler yaratmak çok moda ama bunu doğru yapamadığımız zaman okları üzerimize çekiyor. Şehr-i Sultans (sanırım Sultanlar Şehri anlamında) bana doğrudan İstanbul'u anlatıyor ama gördüğüm kadarıyla içerik Ankara'ya ait. "Bu ne yaman çelişki anne" diye mırıldanıyorum yazarken :) . Şunu kabul edelim Ankara Cumhuriyetin İstanbul Osmanlı'nın sembolleridir. Ankarada şu anda hakim olan Neo-Osmanlı siyasi irade bile nihai olarak İstanbul odaklı projeler geliştirmektedir. Bu arada tüm bunları Mersin'den yazıyorum. Dolayısıyla bu içeriği en fazla Şehr-i Cumhur gibi bir isim taşıyabilir. Bu arada içeriklerden dolayı tebrik ederim, ordan burdan tırtıklanmamış özgün içerikler. Zira en çok yaşanan sorun bence aynı yazıyı ve alıntılarını binbir yerde okumak. İçeriklerinden bir iki cümleyi google'da arattım ve direk şehr-i sultans çıktı. Bu arada araya serpiştirilmiş mekan isimlerini çok abartmayıp reklam içerikli yazılara dönüştürmemeye dikkat etmek gerek. Biraz dozajı kaçırdığımızda kullanıcılar kullanıldıklarını düşünüp siteye küsebilirler.

b) tasarım : Ankara ve Çapa. Biraz muzipçe olacak ama logoyu tasarlayan arkadaş ne aldıysa aynısından istiyorum. İçerik odaklı bir site için fazla agresif bi tasarım var ama buna rağmen çelişkilerde var. Üstte headerda grunge dediğimiz tarz çizgiler ama diğer yanlarda buna tezat floral dallar budaklar, sayfada ağır depresyon var gibi geliyor. Çok fazla görsel içeriği olan sitelerde site tasarımı da iddialı olunca kaosa neden oluyor.

c) Neden Şehr-i Sultans'a gireyim ya da burada reklam vereyim: Tüm firmalarda olduğu gibi artık web siteleri de kartelleşti. Reklamveren gözüyle baktığınızda anahtar kelime odaklı daha etkin reklam vermek varken aktüel içerik sağlayan bir sitede neden reklam vereyim demek zorundayız. İçerikler orjinal olmakla beraber eğer başka yerlerde de olan içerikleri gösteren bir siteyse, bir de bu içerik zaten belli bir kullanıcı segmentine ( burada Ankaralı kullanıcılar filtresi etken) hitap ediyorsa, herşeyi dörtdörtlük yapsak bile Internet kullananan Ankaralı kullanıcı olup aktüel ve magazin haber takip eden bunu da büyük medya web sayfalarından ziyade daha lokal içerik sağlayan yapılardan izlemeyi tercih eden ve (içerik güncellemesinin yoğun olduğu varsayımından) haftada 2-3 defa siteye giren kullanıcı süzgeçinden geçirdikten sonra günlük 5000 tekil kullanıcı bile çok iyi bir varsayım olacaktır. Bu kullancıların da günde 10 sayfa gezdiğini varsayarsak ve bir sayfada 5 reklam alanı olduğunu düşünürsek gösterebileceğimiz maksimum banner sayısı 250.000 /gün yani aylık 7,5 milyon gösterim. İnan bu da en iyi varsayım, eğer 1 milyonu yakalayabilirsen ne mutlu. Bu da en fazla aylık 1000 tl reklam getirisi demek. Bunun dışında site uzun zaman yayın yaparsa ve bilinirlilik kazanırsa kişisel çabalarla daha avantajlı reklam gelirleri de sağlayabilir ancak büyük firmalar zaten medya satın alma firmalarıyla çalışır, bireysel ilişkilerle reklam alınacak firmalar ise zaten yüksek bedeller ödeyemezler. Ayrıca bir de kullanıcı kısmı var; şu anda trafiği ne durumda sitenin bilmiyorum ama, siteniz bizim olduğunu bi kenra bırakıp ters empati kurarak şunu sormamız lazım kendimize "ben olsam bu siteye girer miyim? Girersem neden girerim? Başka benzer sitelerden farkı ne?"

d) İyi planlama ve uyanık olmak: Bu site şu anda bir aktüel haber sitesi. Kullanıcılar nerde? Sosyal ağlarda? Ne zamandan beri ? 5 yıldan fazla oldu. Nerden buldu bu adamlar bunu? Uyanıklar etraflarında olan biteni gözlemleyip teknolojinin kendini geliştirmesi için ihtiyaç duyduğu alanları keşfediyorlar hatta kendileri oluşturuyorlar. Oluşturmuş olduğun insan kaynakları listesini incelersek optimum 10 kişiye ihtiyaç var. Bu iş gücü kaynağı mevcut potansiyelin ( sitenin gelir modelinden bahsediyorum) 10 katını çıkarsa bile bu proje ne derece verimli olur? Çalışanları doyurabilir mi? Mevcut 4 arkadaş hobilerine ne kadar daha devam edebilir? Gidenler ve gelenler olur birgün sen de bıkarsın? Amiyane tabirle attığın taş ürküttüğün kurbaya değmeli.

Yaaa iyi de kardeş o zaman ölelim biz bişey yapmayalım diyenlere:

Hayır aksine başarı hikayelerini değil başarılı projeleri inceleyelim. Rahmetli şöyle yaptı, Bill Gates böyle etti, Zukergberg şöyleydi değil. Bu adamlar neyi yakaladı, şimdi ne var, benden önce kimler yakaladı, onlardan farklı ne yapabilirim gibi yüzlerce soruya cevap bulamazsak boşa kürek çekeriz. Hele ki kollektif çalışmaktan bihaber girişte bahsettiğim kocaman egolarla olacaksa bu iş hiç olmaz.

Söz konusu yorumlarım şehr-i sultans ve benzeri siteler için geçerliydi. Sanırım kafanda daha farklı bir proje var.

Nitelikli bir projede aşağıdaki başlıklarda ben varım;

a) içerik tasarımı
b) görsel tasarım
c) flash-video ve bilumum multimedya öğelerinin hazırlanması
d) openx ( banner sunucu )
e) kurumsal kimlik
f) Strateji geliştirme

@bonchak "Kaynak Kullanımı"

xtremetawsan's picture

+1

yüksek nitelik

orkutmuratyilmaz's picture

hem atılan post, hem de yazılan yorum çok iyi olmuş.

Güzel

caho's picture

İlgi ve alakanız için öncelikle bonchak'a sonra diğer arkadaşlara teşekkür ediyorum. Böylesine konuların kar amacı gütmeyen böylesine sayfalarda yazmanın daha fazla fayda getireceğine inandığım için burada açmıştım.

Doğru düşünmüşüm.

@bonchak
Kesinlikle söylediklerine katılıyorum. Türkiye'de bu iş yapanlar tam anlamıyla yapamıyor maalesef. Öncelikle Şehr-i Sultans hakkındaki yorumlarından yola çıkarak bir sonuca bağlamak istiyorum.

a) İsim içerik:

Artık zamanla tek başına projelerin geliştirilemeyeceğini, hatta yavaş yavaş web geliştirme işinden tamamen ayrılsam, farklı bir tarafa mı kaysam düşünceleri sarmışken, bir arkadaşımın arkadaşının Ankara ile ilgili hem bülten (hard copy) hem de bir web sitesi geliştirmek istediğini duydum. Bu sırada web geliştiricisi dışında tüm ekip tamamlanmış, ben sonradan ekibe katılmıştım. Ancak ben gelene kadar, isim belirlenmiş, kaba taslak bir proje ortaya konulmuştu bile. Dolayısıyla isim seçme hususunda maalesef bir etkim olamamıştı o zamanlar. Ancak hala oyum isim değiştirilmesi yönündeydi ve geçtiğimiz aylarda ekibi site isminin doğru bir seçim olmadığına, farklı bir algı oluşturduğuna ikna ettim ve site isminin değiştirilmesi kararı alındı. Ancak isim konusunda hassas davrandığımız için, aynı zamanda tam doğru ismi bulmak amacıyla henüz bir isim bulabilmiş değiliz. Şehr-i Cumhur güzel, ancak site isminin, geleneksel değil, daha popüler kültüre yakın olan ve ağızdan bir çırpıda çıkabilecek bir yapıya sahip olmasını istiyoruz. Benzersiz içerik konusua özellikle önem veriyoruz, yapılan röportajlar, yazılan yazılar tamamıyla site çalışanlarının kendileri tarafından yazılıyor.

b). Tasarım

Ankara ve Çapa :D Ben de ilk gördüğümde bu ne lan böyle şey Ankara ve çapa ne alaka demiştim ancak,

Bkz: Ankara Tarihi

.

Ankara'da çapa simgesini farklı şekillerde kullanan bir kaç yer daha var hatta ama Ankara yerel medyasında çapa keşfedilmiş bir simge değil. İlginç bir özelliği de var hatta bu özelliği kullanarak bir reklam kampanyasına başlamak üzereyiz, dolayısıyla bu özelliği şu anda veremeyeceğim :D

Aslında gemi çapası ilginç bir simge. Keskin çizgileri nedeniyle ziyaretçinin aklında çabuk yer ediyor. Dolayısı "çapa + sosyal yaşam + Ankara = Şehr-i Sultans" algısının ziyaretçilerin kafasına rahatlıkla yerleştiğini gördük. Yani Ankara'da çapa simgesini gördüğünde halkın aklına Şehr-i Sultans'ın gelmesini rahatlıkla sağlayabiliyoruz.

Sayfa tasarımına gelirsek, rockettemplate'den alınmış bir sayfa tasarımı.

Bkz: İridium

Dolayısıyla onlar ne verdiyse o :D Şu anda halen geliştirilme aşamasında olan ve zen üzerine kurulmuş bir temamız var, inşallah site ismi ile, tasarımı da değiştireceğiz.

c) Neden Şehri Sultans

Kesinlikle neden şehri sultans? Cevabı yok. Zaten bu site açarken böyle birşeyin cevabını bulmayı da gütmedik. Halen gütmüyoruz. Bu site tamamıyla prestij için oluşturulmuş, burnu havada bir site. Kimseden bir şey istemiyor.

Burayı kurarken ilk amacımız. Kendimize Ankara'nın Sosyal Yaşamında yer alan kurumsal firmalar ile ilişkilerin geliştirmek, sonrasında ise bir farklı projelere imza atmaktı. Ve 6 aylık bir site olmasına karşın gerçekten bu kurumsal kimliği oluşturabildik ve şu ana kadar 3 adet işbirliği teklifi aldık. Bunlardan 1 gerçekten büyük ama eski kafalı bir mekan, diğeri orta seviye, bir diğeri ise İstanbul'da köklü, Ankara için genç bir mekandı. Sitenin yeni ve yenilikçi anlayışı çerçevesinde bahsettiğim genç mekan ile güzel bir işbirliğine gittik. Şu anda beraber çalışıyoruz ve planladığımız projeler gerçekten kazan kazan modelinde iki kuruluşun da çıkarları doğrultusunda çok etkin bir PR çalışması gerçekleştirilebileceğine işaret ediyor.

Sonuç olarak, bu site şu anda para kazanmak istemiyor.

Bir diğer husus ise, bu siteyi deneme/yanılma tahtası olarak kullanıyoruz. İnanılmaz tecrübeler kazandırıyor bize.

Eğer gün gelir de para kazanmak istedi. Bir siteden para kazanmak sadece reklam satışı değil. Daha bir çok etkinlik yapılabilir. Sonuçta bu site ile birlikte, Ankara'yı en iyi tanıyan ekip bu sitenin çalışanları olacak. Yani aslında bizim amacımız Ankara Yaşam Hayatını en iyi tanıyan ekip olmak.

d) İyi planlama ve uyanık olmak:

Şunu söyliyim yeterince uyanığız. :D

Şu anda sadece ilerde oluşturulacak bir organizasyon'un (organizasyon : Düzenli bir grup üyelerinin bütünü) temeli bile değil, daha temel atma töreni yapılıyor. Hatta deneme binasının temel atma töreni yapılıyor. Dolayısıyla şu anda tecrübe ediniyoruz. Sonrasında ise gerçekten büyük işler bizleri bekliyor. Sağlam temeller üzerine birşey geliştirilirse Türkiye'de tutmama ihtimali olmadığını düşünenlerdenim. Hemen sahiplenen bir yapıya sahibiz.


Hayır aksine başarı hikayelerini değil başarılı projeleri inceleyelim. Rahmetli şöyle yaptı, Bill Gates böyle etti, Zukergberg şöyleydi değil. Bu adamlar neyi yakaladı, şimdi ne var, benden önce kimler yakaladı, onlardan farklı ne yapabilirim gibi yüzlerce soruya cevap bulamazsak boşa kürek çekeriz.

@bunchak - Ara Not: Malcolm Gladwell - Outliers'ı okuduğunu düşünüyorum.

----------------

Sonuç olarak dediğin gibi kollektif çalışma çok önemli. Özellikle bir yazılım/uygulama geliştirirken eğer geniş kapasiteli bir şey tasarlanıyorsa iş bölümünün olması, aynı zamanda paydaşların sorumluluklarını çok iyi bilmesi çok çok önemli.

Dolayısıyla iyi bir proje, iyi bir ekip, iyi bir analiz, iyi bir yol haritası ile başarılamayacak bir şey yok.

Konu mükemmele yakın gidiyor. Daha fazla kullanıcının katılımı ile çok daha etkin bir düşünce ortamı oluşturabileceğimizi düşünüyorum.

Şimdilik bu kadar.

Bu arada kaçırdığım ya da atladığım bir nokta var ise tekrarlamanızı ya da hatırlatmanızı rica ederim.

Konunun tartışılma düzeyi ve

GANYANCI's picture

Konunun tartışılma düzeyi ve sarfedilen sözcükler değerliydi.
O yüzden Facebooktaki sayfamızda link verdim.
DrupalTurkiye grubunda bulunmalıydı.
http://www.facebook.com/#!/groups/drupalturkiye/

Eee ne zaman başlıyoruz :)

bonchak's picture

Sevgili Caho ve arkadaşlar,

Açıkçası bu konuşmalar bir Joomla platformu ya da başka bi yerde olsaydı kesin çıngar çıkardı. Drupali seviyorum yaaa. Gerçekten iletişim kurabildiğimize sevindim. Caho sanırım çapadan dolayı sana bir özür borçluyum, ama yine de bana hala komik geliyor. Sanırım Ankoraj olayında Gallienus galeyana gelmiş :) Ankara ile ilgili diğer bir isim iddiası da başka bir arkadaştan geldi: Ankara Öztürkçe "engürü" den geliyormuş. Yine de birşey daha öğrendim +1 bu da bana çapa(k) olsun.

Peki gerçekten neler yapabiliriz? Daha doğrusu sanırım burada bir hareketlenme yakalıyoruz, bunu nasıl verimli hale getirebiliriz. Benim de bazı projelerim var. Bence yavaş yavaş ortaya birşeyler çıkmaya başlasın. Hatta aklıma şöyle bir fikir geliyor madem kollektif bir şeyler yapmaktan bahsediyoruz;

Aslında kültürümüzde yer alan çok güzel bir kollektivizm örneği var: IMECE. Bunu tekrar gündeme getirmeyi öneriyorum. Sadece Drupal tabanlı değil tüm web uygularımız için WEBECE :) Örneğin bir sistem oluşturalım, bir çeşit project manager ya da CRM gibi. Havuzda yapılacak işlerin ya da taleplerin listesi olsun ve yapılan işe göre bir kredilendirme olsun. Herkes burada ihtiyaçlarını dile getirsin buna göre çözümler üretilsin. Ben Caho'nun reklam pazarlamasına yardım edeyim, Caho Ganyancı'ya içerik sağlasın vesaire.. Sorun yaşarsak da ihtiyar heyeti gibi bir yapı kuralım hakemlik yapsın. Tabii bunlar ilk akla gelenler kafa patlatıp bunu olgunlaştırabiliriz. Hehe gayet glokal bi fikir gibi geldi bana

Sevgiler

Halil Yaman

WEBECE

gurayc's picture

Herkese Merhabalar,

Genelde gruplardaki yazışmalar temel düzeyde kaldığı için çoğu zaman gelen mesajları okumadan siliyordum. Ancak bu sefer neymiş bu diye kısa bir göz attım ve yazıların tamamını hararetle ve bir seferde okudum. Gerçekten çok düzeyli, imla hatasız ve mantıklı yazılar.

İmece daha doğrusu Webece mantığı bizler gibi küçük girişimciler için çok çok önemli ve öyle ya da böyle mutlaka ilerletilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Bu bağlamda, bizzat içerik yönetim sistemi geliştirmiş(http://sourceforge.net/projects/chicomas/) ve daha sonrasında drupal ile tanıştığı gün 3 yıl uğraştığı yazılımı bir kalemde silmiş birisi olarak, teknik anlamda çok güzel işler başarmış olmamıza rağmen işin pazarlama, reklam, medya, yatırım boyutu eksik kaldığı için devamını getiremediğimiz projeleriz mevcut.

Şu an, gerçekten çok yakın bir arkadaşım ile birlikte 10 aydır gecemize gündüzümüze katarak çalıştığımız ve oluşturduğumuz teknik olarak gerçekleştirdiğimiz en iyi proje olan dikey arama motoru projemizin ilk meyvesini http://www.otomobul.com adresinde 3 hafta önce kullanıma açtık.

Sitemiz teknik olarak 3 temel yapıdan oluşmakta:

  1. Drupal tabanlı web sitesi (ve geliştirdiğimiz modüller, tema)
  2. Arama robotlarımız
  3. Veritabanı

Arama robotlarımız belirlenen sitelerin içeriklerini sürekli olarak taramakta, bulduğu içerikleri işleyerek kategorize etmekte ve veritabanına göndermektedir. Web sunucumuz üzerinden bağlanan ziyaretçiler ise drupal modüllerimiz sayesinde veri iletişimini ve kullanıcı arayüzünü sağlamaktadır.

Projemiz sadece 3 hafta gibi bir sürede günlük 500 ziyaretçi sayısına ulaştı ve modüler yapımız sayesinde bu sistemi oto ilanları dışında, emlak ilanları, ürün fiyat karşılaştırma/arama siteleri, iş arama ilanları v.b. pek çok kategoriye ve tüm dünya geneline uyarlanabilir durumda.

Ancak şu an için daha önce yaşadığımız sorunların tekrar etmemesi ve atıl bir projeye dönüşmemesi için kurulmasını düşünülen İmece veya Webece ile katkıda bulunabilecek kişi/kurumların desteğine ihtiyaç duyacağız.

Diğer sosyal paylaşım ve medya mecralarında, reklam, pazarlama ve hatta melek yatırımcı statüsünde destek olabilecek kişiler ile birlikte görüşmeye ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak isteriz.

Tabiki yukarıda bahsi geçen projelerede gerekli olabilecek her türlü webece'ye de varız.

Saygılarımızla.

Dil

sadanoz's picture

Herkese merhaba,
Önce şunu söyleyeyim, buradaki tartışmanın somut projeler üzerinden yürümesi ve niteliği hoşuma gitti. Drupal'i önemseyen ama asıl işi gereği (çeviri) çok zaman ayıramayan biri olarak beni de motive eden bir yazışma olmuş.

Şehr-i Sultans vesilesiyle bir konuya değinmek istiyorum:
Mesleğimin getirdiği bir alışkanlıkla, bir web çalışmasında en dikkat ettiğim nokta içerik ve dil. Sadece söz konusu sitede değil, hemen hemen her sitede, şu sayfadaki gibi hatalar olduğu zaman genellikle sağ üstteki çarpı işaretine basıp kapatıyorum tarayıcı sekmesini:
http://www.sehrisultans.com/node/23

Yazılarda en azından bir yazım denetimi yapılmalı.

Son bir nokta: Bir sitenin çerçevesini iyi belirlemek çok önemli. Örneğin, etkinlik, duyuru, hobi vb. şeylerin paylaşıldığı, dinamik bir "topluluk sitesi" mi olacak, yoksa bir şirketin hizmetlerini tanıttığı (Hakkımızda sayfasındaki gibi) bir vitrin mi olacak?

Her şeyin sığdırılmaya çalışıldığı çalışmaların, çalışmayı yapan ekipleri de yorduğunu ve baştan kendini başarısızlığa mahkum ettiğini düşünüyorum.

Herkese kolay gelsin. Görüşmek üzere.
Şadan

ve cevaplar.....

caho's picture

@bonchak

çapa bana da halen komik geliyor, ama bunu bir avantaja dönüştürülebileceğini, çapa ve ankara tezatını kullanılabileceğini ayrıca bir kaç ilginç özelliği sayesinde güzel bir kampanya yapılabileceğini düşünüyorum. En azında deneyeceğim.

Burada bir hareketlenme yakalayabileceğimize ben de inanıyorum. Çünkü drupal kullanıcı/geliştiriclerin bir proje ekibi olabileceğini düşünüyorum.

imece :D güzel fikir. Aslında şu anda sitede biz de bu şekli uyguluyoruz. Mevcut olarak şu anda sehrisultans.com'da 1 tane Ankara dışından, bir tane çalışma zamanının çok çok az bi zamanını ayıran yurtdışından bir destekçimiz var.Zaman zaman yine Ankara dışında gönüllüler buluyoruz.

ve bunu en etkin şekilde bir ekip çalışmasına dönüştürmek için de lisanslı olarak mavenlink kullanıyoruz.

Bkz. Mavenlink

Detaylara yazı sonunda tekrar değineceğim.

@gurayc

ilgin ve iyi dileklerin için teşekkür ederim.

İşin pazarlama, reklam, medya, yatırım boyutu gerçekten uygulama geliştirmek kadar önemli. yani ambalajı :D

Eğer bu dünyada doritos gibi birşey satabiliyorsa. Bunu sattıran kesinlikle ambalajı bence. Eğer aynı doritos ambalajında değil de, bir torbada satılsaydı kesinlikle ve kesinlikle eminim ki bu kadar satması imkansızdı. Bir cips için satışda etki eden yönteme kısa bir puanlama yaparsak;

Cips'e 1 puan,
Ambalaja 5 puan
Toplam 6 puan.

Not edelim.

Ancak web projeleri böyle değil. Yani şunu ifade etmek istiyorum. Eğer iyi bir web projesi gerçekleştirilebilirse, ambalajı da güzel çekilirse,

Uygulama 6 puan,
Ambalaj 6 puan,
Toplam 12 puan...

Yani hem içindeki işe yarayacak hem de ambalaj olcak. Bölelikle satış için gerekli bütün etmenler elimizde bulunacak.

Siteniz muhteşem. gerçekten çok güzel. Belki bir kaç görsel iyileştirme yapılabilir.

Acaba bu konsepte, yani bu konseptin arabalara özel olanını (sizin yaptığınız gibi) dünyada başka bir site var mı?

Ben de saygılarımı sunarım.

@sadanoz

ilgi ve alakan için teşekkür ederim.

Bahsettiğin sayfa, sitenin ilk aşamasında yapılan id'sinden de belli olduğu üzere sitenin 23. nodu. Dolayısıyla zamanıda sureta tasarlanmış ve unutulmuş bir kısım. Ama şimdi talebi mavenlink'e ekledim. En kısa sürede arkadaşlar durumu düzeltirler. tespit için teşekkürler.

Aslında herşeyi sığdırmaya çalışmadık. Sadece zamanında içerik koyabilecek çok fazla yerimiz vardı. Ancak içeriğimiz yoktu. Dolayısıyla mümkün olduğunca profesyonel bir site görünümü vermek amacı ile, kısa süreli olarak böyle bir çözüme gitmiştik. Geçtiğimiz 6 ay boyunca az da olsa bir içerik altyapımız oluştu, artık yavaş yavaş blocklar dolmaya başladı. Artık sayfanın altında da belirtilen, VIP Araç, menejerlik hizmetleri gibi içerikler kaldırılacak. Dolayısıyla Hakkımızda sayfasından da kalkacak.


Ekip çalışmasına gelirsek,

Mavenlik uzak şahısların birlikte koordinasyon içerisinde çalışması için biçilmiş kaftan.

Bu kapsamda bir organizasyon kurulabilir. Paydaşların sorumlulukları belirlenir. Faaliyete geçilir. Çok çok zor işler değil.

İşbirliğinin başarıyı getireceğine inanıyorum.

En kısa zamanda sizlerle yüzyüze görüşmek dileğiyle,

çizgileri belirlemek

bonchak's picture

Tekrar merhaba,

Yazışmaların gelişimi çok güzel gidiyor bence. Son zamanlarda karşılık olarak tam beni tatmin eden bir terim bulamadım, bir öncekinin üzerine eklenerek büyüyen gelişen, kalkınan .... progresif bir hal aldı. Birçok farklı fikir, uygulama ve projeyi analiz etme şansımız oluyor.

Öncelikle Caho'nun vermiş olduğu pazarlama örneklerine değinmek istiyorum;
Ambalajın artık eskisi kadar etkisi olduğuna inanmıyorum. Elbette ergonomik bir ambalaj her zaman öne çıkar ama Doritos, frito-Lays ya da diğer ürünler arasındaki fark nedir? Yoktur. Her ürün grubunun kendine ait müdavimler vardır, bir de denk gelip alanlar. Bu adamlar bize ne satıyor? Allah'ın mısırı ve patatesi. Nasıl satıyor? İşleyip allayıp pullayıp. Önce ürün özel bi hale getiriliyor, sonra göz alıcı paketlere konuyor ama iş burdan sonra başlıyor. Bunlar bir değer haline getirilip dayatılıyor. Yaşasın Post-modernizm.... Ben çocukken sadece PAT-CIPS vardı, tekeldi piyasada sonra ne oldu... ya da Türkiye'de ilk endüstriyel dondurma Panda, pazarın neresinde şimdi? Oysa algida öyle bir operasyon yaptı ki neredeyse dövme yaptıracak insanlar, harley davidson gibi (Cem Boyner konuşmalarından alıntıdır). Ambalaj mı, içerik mi, uygulama mı, yoksa kurumsal vizyon mu?

Life-saver şekerlerini duydunuz mu bilmiyorum, Türkiye'de Olips delikli nane olarak çıktı. Çocukların boğazına kaçtığında hala hava alabilmelerini sağladığı söylemi ile bir duruş sergiledi ve kısa zamanda bir yer kazandı. Türkiye'de nasıl oldu? Bildiğimiz nane şekeri özelleştirildi hatta biraz fetiş bi hale getirildi ve delikli nane olarak lanse edildi. Bizim yılların nane şekeri delikli nane olarak çok daha yüksek fiyatlardan satıldı. Çok da matah bir ambalajı yoktu ama yeni bir değer (bence "şey") olarak gayet güzel sunuldu biz de kabul ettik.

Algida daha niş bir ürün olarak Magnumu çıkardı. Dondurmayı tamamen bir fetiş olarak öne sürdü. Sonra gelen tepkilere baktı.. üstteki daha kalın ve max e göre daha kaliteli çukulata bayaa ilgi çekince Magnum diye çukalatalar sürdü piyasaya hem de çok yüksek fiyatlarla....

Doritos'a gelince; glokal bir manevra ile öne çıktı. Global bir ürün iken nispeten daha az dikkat çeken bir mısır cipsiydi. Önce Doritos Alaturka oldu kendini bizden yaptı, sonra Cem Yılmaz'ı sürdü, ardından Cem Yılmaz'ın küfürlü kamera arkasıyla daha da bizden oldu. Karşı atak gecikemden geldi LAYS'den yiyin gari.. ödemiş patatesi bunlar diye. Ama bunların her ikisi de o dönemde kaldı, Lays durmadı ve güncel bir atak yaptı.. Günü iyi yakaladı nasıl mı? WEB 2.0 'a geçti. Web 2.0'ın yakaladığı en güzel rüzgar kullanıcı katılımıydı. En büyük sorun içerik oluşturmak ise, bunu nasıl ortadan kaldırırz? Kullanıcı katılımı geldi gündeme. E-bay, wiki, facebook, boş birer web torbaları bunları nitelikli içeriklerle dolduran kullanıcılar. Lays'de torbalarını ürün tasarımlarını yarışmayla tüketiciye doldurttu. Güzel ya da değil ama şunu takdir etmek lazım, vizyonerler. Internetteki gelişimi yakalayıp kendilerine adapte ettiler. Doritos Web 1.0 da iken Lays 2.0 a geçti benim gözümde. Bu arada benim sevgili PAT-cipsim ise GÜM'e gitti.

Bir de hala lüks şarküterilerde satılan şeffaf uzun poşetlerdeki cipsler var. Ev yapımı, daha yağlı ve sağlıksız ve daha pahalı ama niş ürün gibi durduğu için hala satabiliyor. Pazarın herhalde milyonda birine bile zor girer ama hala bulunabiliyor.

Özetle ambalaj değil oluşturulan kavramlar satıyor artık. Reklam da bunu pompalıyor.

Bunca aromalı cipslerin yanında bir de patates püresi var (mash-up). İyi ambalajlanmış cipsler uzun süre rafta duruken, püre en fazla 1 hafta kalabilir, başta lezzetli gelir hele bir de kaşarlıysa ama ömrü kısadır. Kullanıcı sadakatinin yerlerde süründüğü web dünyasında ne kadar sürer ömrü? Bakınız Fizy.com, ilk çıktığında furya oldu ama çabuk geçti, bir sürü alternatifi var. Bence en büyük etken özgün içerik sorunu? Eğer size ait içeriğiniz yoksa size ait ziyaretçi de olamaz.

Sevgili Caho verdiğin örnekler üzerinden biraz da kinayeli bir şekilde durumdan vazife çıkartmış oldum ama bir de şu gerçek var. Web öğeleri ve tüketicileri hiç de gerçek hayattaki gibi değil. Doritos'u para vererek alırz, kötü mü çıktı şunu deriz "bir daha böyle olursa hayatta almam.. " ama en azından 2. bir şansı vardır.. para verdiğimiz için değeri vardır. Web sayfasını sevmezsek hiç şansı yoktur, köşedeki çarpıdan buruşturur atarız. Bunu engellemenin bir yöntemi ancak kullanıcın içeriğe katkıda bulunmasını sağlamak.

Geçenlerde Okan Bayülgen'in film yarışmasını izlerken de benzer şeyler geldi aklıma. Hep şöyle düşünüyorum, televizyon izleyicisi maldır. Kusura bakmayın ( ben de dahil). Televizyona gider 1000-2000 para verirsin, adamların para kazanması için gerekli makineyi evine sokarsın, bir de reklamlarını izleyip para kazandırırsın. Mr. Bayülgen ne yaptı; web 2.0 a geçti, içeriği de bize yaptırıyor artık.

Başarılı bir web için kullanıcların oluşturduğu kaliteli içerik şart bence. Her türlü içeriği yayınlamaktansa kullancıların özgün içeriklerini sunan Vimeo'nun Youtube a rağmen başarısı bunun en güzel örneği bence.

devam edecek...

Ambalaj derken, reklamın her

caho's picture

Ambalaj derken, reklamın her anını kastediyordum ben de, simgesel olarak ambalajı kullandım :))

Bir önceki mesajda ambalaj: ambalaj+medya planlama+hedef kitleye verilecek mesajlar+kurumsal ilişkilerde kullanılacak ifadeler++++

Şöle de denebilir:

sitenin hedef kitlede oluşturduğu imaj - gerçek imajı= ambalaj.

Yani geliştirilen web sitesi+ web sitesini çevreleyen, kimi zaman siteyi doğru yansıtan, kimi zaman da olduğundan iyi gösteren reklam/pazarlama/planlamanın bütünü.

ambalaj derken bunu kastediyorum. Bir önceki mesajımda iyi ifade edememişim

Şu anda ipadden yazdıgım için çok detaya giremiorm. Daha müsait zamanda daha detaylı yazmaya çalışacağım.

Pazarlama

Cenk Bisgen's picture

Arkadaslar merhabalar,

oncelikle "caho" basta olmak uzere tum arkadaslara tesekkur etmek istiyorum. Boylesine onemli bir konunun, bu derece olgun bir bicimde ele alinmasi beni cok cok sevindirdi.

Bu da gosteriyor ki artik bizler islerimizi duzgun yapmak istiyoruz.

Izninizle bazi tespitlerimi ve tecrubelerimi dile getirmek istiyorum. Bunlari sizler de biliyorsunuz, yani yeni seyler degil ancak ben de bu guzel ve yapici paylasimda yer almak istedim.

Arkadaslar bizler gercekten girisimci ruha sahip bir milletiz. Onbes aydir Isvec'teyim ve bu ulke insanlari da girisimci ve uretken insanlar. Ancak aramizda cok belirgin temel farklar var. Iste bu farklar basariyi etkiliyor, diye dusunmekteyim.

En temel fark su;

Bizler is'e tersten basliyoruz, Nasrettin Hoca misali "ya tutarsa" diyerek motive ediyoruz kendimizi. Once bir fikir geliyor aklimiza ve bu fikri proje olarak sekillendirip, bir internet sitesi haline ceviriyoruz. Cunku yapabildigimiz sey bu. Bir internet sitesi! Yani is'i sadece internet sitesini hayata gecirmek olarak tanimliyoruz. Diger faktorler ki bana gore en onemli olan faktorler, pek dusunmuyoruz. Maalesef bu tur girisimlerin cogu, basaridan uzak bir yonde ilerliyor.

Isvec'liler ise is'e ben bu projeyi nasil pazarlarim, satarim ve basariya kavustururum diye bakiyorlar. Fikirler carpistiriliyor ve en saglam, mantikli ve pazarlanmasi kolay olanlari uzerinde derinlemesine analiz sureci basliyor. Iste biz bunu pek yapmiyoruz, analitik dusunmuyoruz. Cunku sevmiyoruz, diye dusunmekteyim.

Bir diger fark ise Isvec'liler, "kiminle birlikte yapsam daha etkin bir gelisim, pazarlama sureci ve sonucunda basari saglarim" diye dusunmeleridir. Burada iktidar 4 farkli partinin bir araya gelmesi ile olusan bir koalisyondan olusmaktadir ve ana muhafalet de 4 ayri partinin birlesmesi ile olusan baska bir koalisyondan olusmakta, dusunun artik.
Kisisel egolar yok. Basari odakli yaklasim var.

Kisa bir hikaye;

Yirmi yillik bilisim sektorunde yer alan bir kisiyim. Ve yillar once bir buyugumun nasihati, soyledigi kucucuk bir cumle hala benim icin cok degerlidir. Kaybettigimiz bir proje sonrasinda uzgun ve ofkeli bir halde odamda volta atiyordum. Surekli "en uygun cozumu ve fiyati verdigimiz is'i neden kaybettik!" diye dusunmekten alamiyordum kendimi. Cunku koca 3 ayimi ve sayisiz seyahat, sunum ve onca mesai arkadaslarimin emekleri bosa gitmisti. Jaluzi arasindan mesai arkadaslarimi gorebiliyordum ve hepsi suskun-uzgun islerini yapmaya calisiyorlardi. Birazdan telefonum calacak ve ust kattaki toplanti odasinda patronlarla bir gorusme yapacagim.

Iste o toplantida gordum ki en gergin, uzgun ve ofkeli benim. Cok kisa bir toplanti oldu ve sonuc olarak "satamadik" denildi. Ve en onemlisi beni telkin eden patronumun soyledigi kucuk bir cumle. Ben, "nasil olurda yeni jenerasyon bir sistemi daha uygun sartlarla sundugumuz halde eski jenerasyon bir sistemi daha pahali sartlarla satin alir bu insanlar!" dedigimde patronum "bak!" dedi "iyi ve kaliteli bir urun yapmak kolay" dedi ve ekledi "onemli olan bunu satabilmektir!".

Biz teknik beceri sahibi ve dusunce yapisinda olan insanlarin zaafi, olaylara teknik acidan bakmaktir. Bu nasihat bana yeni bir bakis acisi kazandirdi ve bunu teknik bir dusunce yapisi ile harmanladiginizda ortaya daha mantikli ve olgun bir bakis acisi cikmakta.

Hala dusundugum veya gerceklestirdigim her projede ilk soru bu is'i veya projeyi nasil satarim. Burada kullandigim "satmak" kelimesi sadece para karsiligi bir alisveristen ziyade "pazarlama" olarak dusunmekte fayda var. Lakin bir internet sitesinin ayakta kalabilmesi icin gerekli olan dinamikleri saglayabilmek iste is'in bu pazarlama organizasyonunun basarina bagli.

Ve mutluyum ki sizlerde kendinizi iyi harmanlayabilmissiniz. Bu, iyi bir fikrin nasil pazarlanmasi gerektigi konusunda fikirlerinizi paylasmanizdan anlasiliyor. Cunku "Sehr-i Sultans" site adi ve capali "logo" bile bu pazarlama unsurlarinin birer parcasi.

Kisisel olarak cok inandigim ve sizlerinde bildigi ancak burada ozellikle tekrarlamak istedigim bir baska pazarlama unsuru ise;

eger bir sosyal icerikli site fikriniz var ise, pazarlama unsurlarinin bana gore ilk maddesi sudur. Kullanicilarin sizin sitenizi sahiplenmesi gerekmektedir. Burasi benim yerim diye dusunmesi gerekmektedir. Bunu ancak kullaniciya kisisel alan, komunikasyon ve serbestlik vererek yapabilirsiniz. Boylece kisiler sadece kullanici adi ve sifre olmaktan cikar, kendi kisilik ve tarzini yansitabilen, iletisim kurabilen onemli birer deger halini alir.

Iste bu degerler sizin sitenizi sizden daha basarili bir sekilde ayakta tutarlar.

Toparlamak gerekir ise internet ortaminda basarili olmak icin hangi teknoloji veya platform kullanildiginin pek bir onemi yok. Satabilmek yani pazarlayabilmek en onemlisi diye dusunuyorum. Degisik bir ornek olarakta http://antennaballs.com/ sitesini veriyorum. Jason Wall su an bir milyoner ise herhalde sitesinin teknik olarak basarisindan ziyade Jason Wall'un fikri ve bu fikri nasil pazarladigina bakmakta fayda var.

Saygilar
Cenk

Aynı ortamı paylaşmamış olmak

hasanbeder's picture

Aynı ortamı paylaşmamış olmak en büyük sorunumuz. Acaba her birimiz bir görevi layıkıyla üstlenebilecek kadar projeye güvenebilecek mi? Ve bir projede - hani derler ya "zincirin gücü en zayıf halkası kadardır"- en zayıf halka olacak mı? ... Evet antennaballs hikayesini duymuştum. Şu noktada karar verelim. Biz neyiz? Yazılımcıyız? Pazarlamacı mı? Şu ortama takılacak olan insanların çoğu yazılıma gönül vermiş insanlar... Açıkca söyleyeyim ben pazarlamadan anlamam....

Drupal Türkiye

Group notifications

This group offers an RSS feed. Or subscribe to these personalized, sitewide feeds:

Hot content this week